30 Kasım 2014 Pazar

Birkaç Sorum Var

Takibimde gölgem
Bir rüyadır dediğim an düştüm attan
Uykular sencil şimdi.

Paslanır mı hiç dudak
Öpmediğinde bir kadını yüreğinden?
Baktıkça gözlerine ifadesizleşir mi ki sevgi dedikleri?
Ne yana dönsem..
Sahte bir benliğe gömülür mü aşk
Hiç ölür mü?
Yahu söylesene paslanır hiç dudak?
Beyin kıvrımları bir adamın ağ tutar mı
Sigara kedere ne zaman oldu panzehir
Kalem kağıda hislerin tercümanı
Tercüme edilmiş bilmediğin dilde olan kalbin
Hiç okumayı denedin mi?
Sen hiç sevildiğini iliklerine kadar hissettin mi
Bir şiirde mısra olup dilden dile gezdin mi?
Kime gücendin?
Bu çetrefili sen mi seçtin?

11 Kasım 2014 Salı

sevmelere mektup.

benim kursağımda takılı kalan bir ton şiirim var 

aslında


ben de kalan.


sesim bazen bir çığlığa karışırda soyleyemem sana.


yok oluşların girdabında geçirmiştim sanki ben birkaç 

asır


beni boşver..


ben ki kurşun asker bir bacağım yoktur bana alış


ve bensiz bir yola tufanım olup devam et


ki sevgiler bunu gerektirir..


ve bir yoldur şiir kaldırımda yatan


soğuktan üşütür de ciğerlerim yutkunamam


ve bir kaldırım üzerinde ölemem


beni anca sırtımdan yediğim kurşun düşürebilir


ve lakin her zaman ki gibi kalkmasını bilirim


benim güneşini bekleyen ekinim.

7 Kasım 2014 Cuma

Cahil ve Şair

hayatın en sığılmadık noktasına sığdırmak bir kadını.
trafiğin akışına nazaran koşmalara, yeşildere caddesinde sabah işe yetişmelere benzer
hayatına karşı ekmek kaygısı..
işte öylesine severdim seni
bir beden çürürken ruhun tatmin oluşu.
biraz da içindeki orospuyu pavyonda kurşun yağmurlarına tutuşum..
ne çok severdim seni.
ne çok sevmişti kimbilir kimler seni
uyurken yüzündeki o masum ifadenle kaç kişiyi boğazladın bir yatakta
kaç sabah aydınlandı bir adamdan önce senin gözkapaklarında da çekip gittin
yaşanmamışçasına onca tende onca satır!
gecelere dönelim en güzeli biz lokanta da sabahlara
ayakta bira içerken tutuluşlarımızdan kellepaçadan sonra vazgeçişlere
ya da biraz nöbet tutalım biz
ayazlarda şafak sayalım.
hayaller kuralım.
bir kural koyalım hayata dair.
kimselerin olmam diye diye.
seni bir panzerin altından çıkarırlar da  tekzere de
imsak vaktinde dudağımda bir dudağın izi.
ah işte.
ah eder dilim de vah etmez.
vahdettim ben kimi zaman da cinnet.
özürü kusurundan büyük, affet beni Cahil.

5 Kasım 2014 Çarşamba

Hapsolmuşum da haberim yok

"yıkıntıdan doğmazdı bir kent olmadık şiirde
  ayaklanmazdı yürek te palazlamazdı gurur.
  nerden baktığını göremez ya âmalar
  bir kandil yaksanda yoktur değeri
  görmez gözü.
  biter sözüm."

bir kent yıkılırdı her gidişlerde ,
kaçışlarda aşklardan.
mavi adamlar kahvehaneyi basardı da nufüs sorardı
birileri hep aranırdı.
15 eylül 80.
bir adamın gittiği gün 2 ağustos 13!
ayaklandı yürek koşarcasına uzaklaştı aşktan
gözünde bir avuç yaşla
yıkıldı duraklar konak ta
konaklayamadığı onca yürek, onca şehir, onca liman..
6 kasım 14.
tutuklandığımı şimdi anlıyorum..